ilyas 的个人资料BaZeN SoNLaR BaŞLaNGıÇTı...照片日志列表更多 工具 帮助
 
 
 

BaZeN SoNLaR BaŞLaNGıÇTıR, KaÇıŞLaRSa KuRTuLuŞ GeRiDe KaLaNLaRı ÇöP DiYe AtMıŞıM BeN

KöPeK OLaN BuYuRSuN KaRıŞTıRSıN...
正在加载...
正在加载...

 

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。
dayanahmet发表:
10 numara olmuş şarkıda 10 numara ilyas :))
11 月 24 日
Mehmet发表:
Tebrik Edrim Arkadasım Senınde Spaces'in Super oLmus BasarıLarınınDevamını DInlerım Bende Space'me Ceki Duzen Vermem Lazım Nerdeyse 1 Sene oLdu ellemedım Olece Duruor .)))))9 Kolay qeLsın qorusmek Uzre....!!!!!
10 月 5 日
kardeşim evet süper olmuş bıravo eline saglık benimkine de beklerim saygılar
Free Image Hosting @ Photobucket.com!
8 月 11 日
YIGITCE发表:
ziyaretin icin tesekkürler arkadasim...
güzel yazilar okudum...basarilar diliyorum...
7 月 24 日
gülerilyas发表:
sağol cnmGöz kırpma
7 月 23 日
beste 发表:
harika olmuş cnm space in...
7 月 22 日
正在加载...
 
正在加载...
第 1 张,共 3 张
更多相册 (1)
7月21日

hoşçakal

siir10178.jpg
 

 

Hoşçakal aşkım

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

 Bak...

Nerelerden nerelere geldik...

Şimdi biz bittik...

Bir de başlangıcımız vardı

Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz.

 Sor yağmurları kendine

Kışları da sor.

Baharları bana bırak

Senden tek yadigar olarak.

 Adı belli, sonu belli idik.

Soğuk bir mart akşamı idi

Beni son kez öpüp gidişin.

O an sadece yanımdan

Karanlığa karışmıştı yansıman.

 Şimdi

Yüreğimden git diyorsun

Olur birtanem giderim .

Yollar böyle uzun

Aşk’lar böylesine vurgunken

Giderim, son kez gözlerine bakamadan

Giderim, son kez sarılamadan

Uykusuz sabahlayarak.

 Pişman değilim

Sevdim seni.

Delice sevildim.

Hayat seni yaşamamı istedi

Yaşadım..

Ama keşke

Yüreğinden giderken

Ölüm beklemese başucumda.

Yine de

Yolun gülle,

Yüreğin sevgiyle dolsun..!

Sana en kötü sözüm bu olsun..!

vatan

 
Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler yapacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar. Gerektiği kadar DA ikili işbirliği gerçekleştirecek. İşler buraya kadar çok iyi...

 Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar. Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti ilginçtir: "Sizin çocuklarınızda milli şuur yok". Bizimkiler şaşırır! "Bizim çocukların damarlarındaki kan, Milli duygumuzun kaynağıdır." Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misafirdir! Bizimkiler sorar, "Peki, Sizin gençlerinizde milli şuur var mıdır? Japon uzmanları anlatmaya başlar:

 Biz gençlerimize ilkokula başlamadan "şok testler" uygularız. Mesela uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katlı yollardan DA geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek bir şok olurlar. Sonra... Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koruyoruz. Bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir; değil hayvan, bitkinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki "Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanınız, işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Hiçbir canlı yaşayamayacak biçimde size bırakıp giderler. Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni vasıtalar yaparsınız. Gerisi sizin bileceğiniz iş.

 Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere şunu
hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanımız bulunmaktadır.Bunların herhangi birine bu konuyu sorabilirsiniz."

 Bizimkiler şaşkınlık içinde sorarlar : "-Peki ya Türkiye için tespitiniz var mı? Varsa gözlemleriniz nedir?" Japonlar; "elbette var" derler. "Bizimkinden çok daha önemli. Bir tanesi Çanakkale Savaşları'nın olduğu bölge. Bu bölge gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale getiriyorlar. En son teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, müttefik güçler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var.

Evet M²'ye 6.000 Mermi!...
M²'ye 6.000 Mermi!...
6.000 Mermi!...
Bileniniz var mıydı ?
300 M2 lik bir tepe için 2 gece savaşıldı...
M2'ye 50 ölü düşüyordu...

 Cerrahpaşa'dan gelen 130 son sınıf öğrencisi gönüllünün hepsi şehid oldu O tepede... O sene mezun verilmedi tıbbiyeden...
Anlatacak çok şey var bu savaşta.
Oradan geçen varsa tepelere kazınmış yazıyı bilir.

 'Dur yolcu bilmeden basıp geçtiğin bu toprak bir devrin battığı yerdir'...

 Allah 250 bin şehidimizin ruhunu şad etsin...

www-resimland_com-hareketli_bayrak_Resimleri

ÖĞRENCİ SÖZLÜĞÜ

Atmak : Ders anlatmak
Asmak : Sözlü günü yapılan gezi
Cesur : Kopya çeken kimse
Çöp Kutusu : Basket potası
Dalga Geçme : Ders dinleme
Disiplin : Öğretmenin kozu
Esnemek : Ders esnasında ortaya çıkan bulaşıcı hastalık
Felç : Karnenin alınmasıyla baş gösteren hastalık
Gardiyan : Nöbetçi öğretmen
Hastalık : Mazeret
Hayır Sever : Kopya veren
Okul : Hapishane
İnekleme : Çok ders çalışma
Karne : Loto Kuponu
Şaşkın : Yeni öğrenci
Tebeşir : Cephane
Komedi : Yazılıların açıklanması
Veli : Ara karneden bile haberi olmayan gariban
Çıkış Zili : Can kurtaran
Sözlü : Ecel teri,mizan terazisi
Not Defteri : Loto kağıdı
Öğrenci : Hilkat garibesi,zavallı
Öğretmen : Ahiret sualcisi
Sınıf : Muhabbethane
Ödev : Angarya
Sınıf Geçmek : Tahayyül
Sınıfta Kalmak : Küme düşmek
Teneffüs : Kudurma saati
Giriş Zili : Cenaze marşı
Masal : Anlatılan ders
Enflasyon : Notların öğretmen tarafından düşürülmesi
Devalüasyon : Öğretmenlerin kolay sorarak başarı oranını yükseltmeleri
Vaka-ı Vakvak : İyi bekleyip düşük alan öğrencilerin sözleri
İstenmeyen Gün : Pazartesi
İstenen Gün : Cuma
En İyi Haber : Hoca Yok, ders boş, vallaha…

ÖĞRENCİ EVİNE HIRSIZ GİRERSE

Ö: Abi sigaran var mı ya?
H: Masanın üstüne bıraktım iki tane. sen uyumaya devam et, ben gidiyordum zaten.
Ö: Eywallah abi. Çıkarken kapıyı sıkı çek. Biraz zor kapanıyor.
H: Tamam oğlum sen yat


Ö: Abi merhaba naapıyosun
H: Naapıyım lan bulaşık yıkıyom
Ö: Hayrola abi tanıyamadım
H: Hırsızım lan ben utanın olm utanın
Ö: Hıı abi sen devam et zaten sıra sendeydi bugün bir de makarna suyu koysana



Ö: Abi ne çalacaksan çal işte uğraşma uyuyom
H: Şu delphi notları nerde onları söyle bari kırtasiyeye satayım bari 5 milyon eder belki
Ö: Nahhh veririm, onları iki saatte yazdım ben
H: Edebiyatı ver bari
Ö: Masanın üstünde git al zzzzzzzz

H: Bu ne be? çalınacak bişiy yok nasıl ev bu?
Ö ? ? (hırsızın girdiğini farkedince bi köşede bekler)
H: Elli tane bira şişesi dışında…
Ö: (hala beklemektedir)
H: Dağınıklığa bak..Hayrıma toparlıyayım bari şurayı..Şu şişeleri atmakla başlayayım..
Ö: (hemen atılır) Abi dur ne yapıyosun?
H: Ne yapalım toplayıp çalacak bişey bulamayınca ortalığı toplamaya başladım.
Ö: Abi onu demiyorum.. Sen potansiyel beş ytl.yi çöpe atmaya çalışıyosun ona engel olmaya çalışıyorum..

H: Abi işte bu ev
H2: İyi olum hadi girelim
H: Abi bu ne yaa fenerin pili bitti herhalde evdeki hiç bir şeyi göremiyorum..
H2: Lan salak fenerde problem yok. evde var problem.
H: Nasıl yanii
H2: Lan gerizekalı burası öğrenci evine benziyo
H: Eee ne olmuş ki
H2: Allah cezanı versin…
H: Ya abi ne var bundaa.
H2: Olm fener ışık veriyoda ışığı alacak mücevher eşya filan yok. boş boş duvar her yer..
H: Yyaa abi acıdım ben şimdi bu öğrencilere.
H2: Yaa olum gör gör..
H: Abi şu diğer evden aşırdıklarımız varya..
H2: eee
H: Onları sevabına buraya bıraksak diyorum haa
H2: İyi fikir ulan.. sevaptır. Sadakamız olsun anasını satayım..
H: Abi büyüksün.
H2: Eeee öyleyim

Ö: Sen kimsin lan
H: Benmi şey
Ö: Kimsin dedim kaldır ellerini.
H: Evini soyacaktım sadece, affet elini ayağını öpeyim, bırak gideyim.
Ö: Affetmemi istiyor musun?
H: Evet evet.
Ö: O zaman önce kirli çamaşırlarımı yıka..Ardından gömlekleri ütüle, sonra bulaşıkları yıka affederim
H: Emredersin abi.
Ö: Ulan şansa bak keşke her ay böyle hırsız girse yırttık falla
753we0104511961G

KİM BİLİR

İçimde derin yarıklar bırakıyorsun git dediğim cümlelerde.Yanık kağıt uçları kokuyor hava.Ben ki sana git demedim hiçbir zaman, gittiğinden dolayı gitmeleri ezberlemiş gözlerime ağır geliyor gözyaşları biliyorsun.

 Of bu ne ağır bir akşam, bu nasıl derin iç soluklanması ölüm desem bu kadar kara değil.

 Ezberi bozulmuş kederler taşıyorum satırlarımda. Soluklandığın dünyanın insanıyım hala. Soluklandığın kıyıların ıslaklığında gözyaşlarım. Bu kaçıncı sarhoşluk ne önemi var. Bütün sarhoşluklarım sana çıkıyor ezberli.

 Sarı , evet akşamlar senin dışında ve sarı. Üç adımda atabilirim sonsuzluğu heybeme, sarı.

 Ve hayır ama. Dillenmeli bir kez gördüğüm akşamın yapışkan sevdası dillerde. Ardında kocaman yalnızlıklar saklı sevdanın ayakları terlemeli rıhtımımda. Suskunluğu altın bilmiş kalabalıklara inat sözler akmalı geceme.

  Bilesin istiyorum, yakışmıyor o dudaklara bu hüzün. Hani çocukluğumuzun masallarındaki gibi bitmeli kötü başlangıçlar. Bir yerde iyi bir şeyler olmalı. Duymalı bunu herkes. Birilerinin sevinç şaşkınlığını yüzüne yapışmalı çıkmalı karşıma. Diğeri patlayıncaya kadar oh be demeli. Demeli işte.

 Koşup gelmeli mutluluk ayaklarımın dibine, kapıyı açtığımda çıkmalı karşıma, piyango gibi çalmalı telefonumun zili, içimi serinletmeli telefondaki ses, dilimi uyuşturmalı, kalakalmalıyım oracıkta sevinçten. İçimde bahar çiçeklerinin kokusu, şaşkın, çocuksu ,çırılçıplak , sapsalak ama.

 Göğsümü yaran bu şarkılara kapamalıyım kulaklarımı biliyorum. Her sözcüğü özenle seçip saklıyorum heybemde. Bütün harfleri parlatıp büyütüyorum. Yanık kağıt uçları kokuyor hava. Kim bilir belki bu sabah ,belki akşam , belki…

  Belki isimsiz telefonların birinde senin nefesin…

 Kim bilir?

MEKTUP

 Şimdi nerelerdesin? Bu sefer yazdıklarımın, yüreğimin acısının adresi yok! Satırları yazmakta bile zorlanıyorum. Sen gideli kelime haznem daraldı. Tek başıma kaldım buralarda...
Ansızın dalıyorum, sürekli yollara bakıyorum ve işin acı tarafı gelmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Ah Sevgili! Çok hayallerimiz vardı. Hayata dair, aşka dair, ikimizin kaybettiklerine dair. Yazık! Hayallerimiz yarıda bile kalmadı.. Şimdi de mi kadere atılacak suç? "Kaderde var mış" diyerek!

Sen yoksun ama ben gene sana yazıyorum her günün ardından!
Gözyaşlarımı, aşkımı, özlemimi yazıyorum ve sevgili her zamanki gibi seni özlemle bekliyorum. Bensiz üzülme olduğun yerlerde; çünkü ben seni yüreğimde taşıyorum, sensizken bile...

Ah Sevgili (!) Özledim be seni.. Gelmeyeceksin biliyorum ama yine de  bekliyorum. Çünkü seni ölümsüz bir aşkla seviyorum.
5月4日

BİR İNTİHAR IN ANATOMİSİ

Ne kadar da soğudu hava
Demek kar yağıyor bahara
Şu uçup gidenler umutlar mı?
Yoksa bacaklarımı ısıtan
Bileklerimden akan kan mı?
Ya sen sevgili...
Acaba düşünüyor musun beni?
Bak ne hale geldi sevgi
Damarlarıma sığmadı
Dışarı taştı aşk-ı ilahi
Hani ağlayamıyorum demiştim ya
Gözlerimdeki yaşlara kanma
Yine ağlamıyorum aslında
Sadece özlemine dayanamayan
Göz yaşlarım koşuyor sana
Sen de Ağ lama sakın
Hem gördün mü hiç
Ağladığını
Güneşin
Ağlarsan kızarır gözlerin
Boşver bozulmasın güzelliğin
Kanım kaynıyor sana demiştim de inanmamıştın...
Bak ne kadar sıcak kanım işte sonunda kanıtladım
Gördün mü?..
Ne kadar da hızlı çarpıyor kalbim
Dikkat et yüzüne sıçramasın
Seni de yakar sonra alevlerim
Bak gülümsüyorum yine
Sırf sen yanımdasın diye
Gözlerinden damlayan inci taneleri de ne?
Yoksa ağlıyor musun?
Sulu göz sen de
Ağlayacak ne var ki
Sanma bileklerimdeki jilet kesiği
Onlar aşkımızın bedeli
Onlar zalimlerin diş izleri
Havada iyice soğudu Kış bu sene erkenci
Üşüyorum ısıt beni
Son kez olsun sarıl hadi
Yoksa korkuyor musun??
O kanlardan korkma
Darılırım sonra
O kan tertemiz içilesi
Onlar ölümün bahanesi
Artık ben sabredemeyeceğim
Kızma tamam mı?
Şimdi sende sabır sırası
Merak etme hem
Kulaklarımda ikimizin şarkısı
Biliyorum yapmazsın ama
Ben yine de söylüyorum
Seni sevdiğimi unutmayasın...